LED ile Aydınlatma Tasarımında Artılar – Eksiler

908
0
PAYLAŞ

Tüm aydınlatma sistemlerinde olduğu gibi, LED sistemlerinde de artılar ve eksiler mevcut. Pozitif yanından bakarsak, minyatür ebatlarda diye tanımlayabileceğimiz bir aydınlatma ekipmanından bahsediyorsak, LED; çevre aydınlatması, mimari aydınlatma, bina içi ve dışı, evler, ofislerde aydınlatma yaparken, dar alanlarda harika etki yaratabilecek ve çevre ile istediğiniz uyumu sağlatabileceğiniz yegane bileşendir.

Optik kontrollere izin verilebilmesi ve tüm dizaynlarda bu kontrollerin sınır tanımıyor olabilmesi ihtimali, aynı zamanda, bunları herhangi bir muadil ürün ile kıyasladığınızda, daha az enerji ile yapabiliyor olmanız, çok önemli bir etken.  Yakın geçmişte başlayan elektronik kontrol altyapıları, günümüze bakıldığında son derece üst seviyedeler. Akıllı teknolojiler ile LED’leri yönetebilmek, dimleyebilmek, LED sistemine gönderdiğiniz bir konuta yanıt alabilmek ve bunu bilgisayar tabanlı otomasyonlar ile rahatça yapabilmek, yüksek basınçlı (HID) ya da flüoresan ampul ile yapılması mümkün olmayan aydınlatma tasarımlarıdır.

Akıllı (Smart) kontrol edilebilirlik, uzun ömür, minyatür ebatlar, enerji kazanımları ve kullanımlarındaki oranlar LED’lerin öne çıkan en önemli avantajlarından bazıları.

LED ile aydınlatma tasarımı yapmanın hassas noktalarından biri de standartların sürekli değişiyor olmasından kaynaklı, daha az öngörülebilir aydınlatma yapabilmek olmaktadır. Şöyle ki, herhangi bir halojen, yüksek basınçlı ya da flüoresan ile tasarım yapıldığında, teknik özelliklerde sapma beklenmez. Standartlar oturmuş ve bileşenlere göre tüm değerler toleransları net şekilde bilinerek ortaya çıkmıştır. Fakat LED aydınlatmasında, hassaslık, renk varyasyonları, yansıma çarpanları ve elektriksel altyapılar, üreticiler tarafından verilen teknik spesifikasyon detaylarında belirtiliyor olsa dahi, günümüzde, her zaman bir sapma, tolerans dışı bir değer ortaya çıkması ve total aydınlatma alanı tasarımlarında LED bazlı hatalar olması ihtimali her zaman mevcuttur. Farklı üreticilerin, aynı teknik detaylarda ürün verdikleri bir projede, farklı sistem sonuçlarının ortaya çıkması günümüzün LED sistemi entegrasyonları problemlerinde en başta bulunmaktadır. (LED’lerin teknik özelliklerinin – kısaca, voltaj aralıkları, bin değerleri, watt ve renk sıcaklıkları, CRI değerleri ve R değerleri – neredeyse aynı ve kimi zaman birebir aynı olması durumu dahi, birçok farklı renk hassaslığı, renk sıcaklığı ve renk uyumu problemleri ortaya çıkartabilmektedir)

LED’in bir başka sinir bozucu etkisi, LED’in kendi teknik bileşenlerinden bazı varyasyonlarının kontrol edilebilmeye olanak sağlamasıdır. Bu sayede aynı teknik özelliklere sahip olduğunu düşündüğünüz iki armatür farklı aydınlatma kapasitelerine sahip olabilir ve bu durum maliyetlerin düşmesine sebep olabilir fakat pazar içerisinde kalitenin düşmesine ve aydınlatmanın yanlış sağlanmasına sebep olur. Çin malı ürünlerin pazardaki dengesizlik yaratma durumu bu konuyu en iyi açıklayan örnektir.

LED’in aydınlatma tasarımındaki diğer bir negatif etkisi ise, tasarıma ayırdığınız süredir. Başka herhangi bir sistem ile yapılan aydınlatma tasarımına göre, LED’e daha çok zaman ayırmanız gerekir. Işık sıcaklığını doğru hesaplamak, yansıtmayı ile belirlemek, elektronik altyapının ne şekilde olacağını kurgulamak ve hangi tesisatlandırma ile sistemin sonlandırılacağına karar vermek, diğer sistemlere göre daha çok zaman almaktadır. Günümüzde bunların sürelerini azaltan birçok yardımcı yazılım mevcuttur ama tüm elektronik sistemleri için geçerli olan altın kural, LED’in de bir elektronik devre elemanı olmasından kaynaklı olarak, bu aydınlatma bileşeni için de geçerlidir. Elektronik malzeme hassastır ve toleransları sapma yapabilir!

Ama merak etmeyin, biz LED’lerimizi iyi şekilde kontrol ediyoruz. Çünkü her gün LED üzerine öğrenip, kendimizi daha çok geliştirmeye önem gösteriyoruz.

www.pelsan.com.tr