İNSAN ODAKLI AYDINLATMA*

406
0
PAYLAŞ

Aydınlatma teknolojisinin hızlı gelişim sürecinde İnsan Odaklı Aydınlatma konusunda yapılan çalışmalar yaşamımızda yer bulmaya başladı. Şu sıralar adı sıkça geçmeye başlayan “ dinamik beyaz” ( Dynamic White ) ya da başka bir deyişle kontrol edilebilir beyaz ışık ( Tunable White ) teknolojisi bu konunun sektöre kazandırdığı en önemli yeniliklerden biri olarak ortaya çıkıyor.

İNSAN ODAKLI AYDINLATMA*
*HUMAN CENTRIC LIGHTING

İnsan Odaklı Aydınlatma konusunu tanımlayabilmek için öncelikle günlük hayatta da sıkça kullanılan “biyolojik saat” ve “biyoritm” terimlerinden başlamak gerekir. Peki konunun bu terimlerle nasıl bir ilişkisi var? Yüzlerce yıllık yaşam döngüsünde insanoğlunun biyoritminin de dünyaya ayak uydurduğu rahatlıkla söylenebilir. Biyolojik saat ve biyoritm birbiriyle ilintili, birbirini besleyen olgulardır; örneğin jet-lag dediğimiz durum gün ışığına duyarlı olan metabolizmamızın, farklı zaman dilimlerinde farklı ışık değerlerine maruz kalması ile biyoritmimizin bozulması sebebiyle ortaya çıkar.

24 saatlik periyotta dünyanın doğal aydınlanma döngüsü; sabah erken saatlerde düşük ışık seviyesi ve düşük renk sıcaklığı, öğle saatlerinde yüksek ışık seviyesi ve yüksek renk sıcaklığı; akşam saatlerinde ise çok düşük ışık seviyeleri ve orta düzeyde renk sıcaklıkları şeklindedir. Bütün bu aydınlanma döngüsü insanoğlunun biyolojik saati üzerinde de etkili olmaktadır. Yapılan araştırmalara göre memelilerin retinalarında koni ve çomak hücreleri diye bilinen fotoreseptörlerin yanı sıra üçüncü bir hücre tipi olan fotosentetif gangliyon hücreleri ( ipRGC) keşfedilmiştir. Bu hücreler biyolojik saat ile ilişkilendirilmiştir; bunun sebebi ise bu hücrelerin doğrudan görme sürecine etkilerinin olmaması, daha çok zengin mavi ışık ( yaklaşık 460 nm dalga boyunda ) içeriğine sahip ışık seviyelerine verdikleri tepkilerdir.

Gün içerisinde, ortamın aydınlanma miktarı salgılanan hormonlar üzerinde de etkili olmaktadır. İnsan vücudu, metabolizmayı düzenlemek için dopamin, seratonin, kortizol ve melatonin gibi hormonlar salgılar. Yapılan araştırmalar neticesinde bu hormonların salgılanma düzeyinin ışıktaki mavi renk içeriğinin oranıyla doğrudan ilişkisi olduğu görülmüştür. Netice itibariyle retinada bulunan ve görme ile ilişkilendirilmeyen bu hücrelerin aslında ruh halimizdeki değişikliklerde rol oynadığı söylenebilir. Örneğin bu hücrelerin yaklaşık 10.000 K değerine kadar ulaşan gökyüzünün doğal aydınlık seviyelerine verdiği tepkiler ölçüldüğünde, metabolizmada dopamin,seratonin ve kortizol üretiminde artışlar gözlemlenmiştir.

Aydınlatma teknolojisinin hızlı gelişim sürecinde İnsan Odaklı Aydınlatma konusunda yapılan çalışmalar yaşamımızda yer bulmaya başladı. Şu sıralar adı sıkça geçmeye başlayan “ dinamik beyaz” ( Dynamic White ) ya da başka bir deyişle kontrol edilebilir beyaz ışık ( Tunable White ) teknolojisi bu konunun sektöre kazandırdığı en önemli yeniliklerden biri olarak ortaya çıkıyor. Yeni ürün geliştirme aşamasına gelinene kadar araştırılması gereken pek çok konu var.

Araştırma aşamasında özellikle üzerinde durulan kullanım alanları özellikle yaşam alanları, okullar, hastaneler ve ofislerdir. Okullarda yapılan çalışmalar gösteriyor ki ışık düzeyleri ve renk sıcaklıkları öğrencilerin öğrenme düzeyleri ve zindelikleri üzerinde doğrudan etkili oluyor. Aynı ışık yoğunluğuna sahip, farklı renk sıcaklığı değerlerinde iki ayrı sınıfta yer alan öğrenciler üzerinde yapılan gözlemlere göre daha yüksek renk sıcaklığında aydınlatmaya sahip olan sınıftaki öğrencilerin öğrenme kabiliyetlerinin ve algılama düzeylerinin diğer sınıftaki öğrencilere oranla daha yüksek olduğu görülmüştür.

İnsan Odaklı Aydınlatma

İNSAN ODAKLI AYDINLATMA FİKRİ NASIL OLUŞTU ?
Bundan 200 sene öncesine kadar insanoğlu zamanının %90’ını dış ortamda gün ışığında geçirirken günümüzde zamanının %90’ını kapalı ortamlarda yapay ışık kaynaklarından sağlanan aydınlatmalarla geçirmektedir. Biyolojik saatin dünyanın aydınlanma döngüsü ile olan ilişkisi göz önünde bulundurulduğunda, tek tip ışık seviyesine ve renk sıcaklığına sabitlenmiş aydınlatmalar kullanılan kapalı ortamların ne derece sağlıklı olabileceği konusu İnsan Odaklı Aydınlatma fikrini doğurmuştur.

Benzer şekilde eski tip aydınlatmalar kullanılan hastanelerin armatürleri ışık seviyesi ve renk sıcaklığı kontrol edilebilen aydınlatmalarla değiştirildiğinde hastaların mental ve fiziksel olarak kendilerini daha iyi hissettikleri; bu tür kontrol edilebilir armatürlerin, hastaların iyileşme süreçlerinde ve uyku düzenlerinde olumlu etkileri olduğu gözlemlenmiştir.

Şekil 1 : Sirkadiyen Ritm ya da Biyolojik Saat döngüsü
Şekil 1 : Sirkadiyen Ritm ya da Biyolojik Saat döngüsü

Ofis ortamlarında yapılan çalışmalar da gösteriyor ki ortamın aydınlık düzeyinin çalışanların performansı ve üretkenliği üzerinde önemli ölçüde etkisi mevcuttur. Bütün bu çalışmalar, İnsan Odaklı aydınlatmanın kullanım alanlarında yaşam kalitesini arttıracağını gösterir nitelikte. Peki uygulama boyutu hakkında ne söylenebilir? Bu yeni teknoloji nasıl kullanışlı hale getirilmektedir? Dünya üzerinde pek çok aydınlatma firması şu sıralar bu soruların cevabını bulmak üzere bu konuya yoğunlaşmış durumda. “Dinamik beyaz” ile güzel bir başlangıç yapıldığı gözlemlenmektedir. Kontrol edilebilir beyaz ışık diye bilinen bu yeni uygulama, en basit haliyle, tek tip renk sıcaklığına sahip armatürlerin yerine, ayarlanabilir renk sıcaklığı seçenekleri sunan yeni aydınlatma teknolojileridir. Bu yeni tip armatürlerin yer aldığı aydınlatma otomasyonları da sadece düşük maliyetli aydınlatma sağlamakla sınırlı kalmayıp eskisine göre daha “İnsan Odaklı” bir sistem haline gelecek gibi

Bir toplantı Odasında Dinamik-Beyaz Kontrollü Aydınlatma Örneği

Konu üzerinde yapılan çalışmalar göz önünde bulundurulduğunda bu konunun sektörün ayrı bir dalı olabileceğini söylenebilir. Yeni geliştirilen uygulamalar sayesinde, gün doğumundan gün batımına kadar geçen süreçteki renk sıcaklığı ayarını sistemde bulunan gerçek zamanlı saat özelliği sayesinde otomatik hale getirip ortamdaki aydınlatmanın güneş ışığı ile birlikte senkron şekilde ilerlemesini sağlarken insan vücudunun 24 saatlik ritmini destekleyen bir teknoloji sunuyor. Bu alanda yapılan çalışmalar sadece aydınlatma sektörü ile sınırlı değil. Pek çok enstitü ve kurum akademik anlamda da çalışmalar yürütmektedir. Mavi ışık yoğunluğunun pankreas hücrelerinde tip 2 diyabet hastalığını iyileştirici salgıları tetiklediğinin gözlemlenmesi ve kan şekeri düzenleyici bir etki göstermesi veya kanser hücreleri enfekte edilmiş farelerde kanser tedavisi için kullanılan ilaçların dinamik beyaz aydınlatma uygulamasının bulunduğu ortamda daha etkili sonuçlar vermesi gibi sağlık açısından dinamik beyaz aydınlatma teknolojisinin öneminin araştırıldığı çalışmalar bilinen örneklerdendir.

İnsan Odaklı Aydınlatma için yapılmış araştırmalar neticesinde günlük hayatta yerini alan birtakım uygulamalar da mevcut, bunların bir örneği de tablet formunda elektronik kitap okumak için tasarlanmış “ kindle “ şeklinde tanımlı cihazlarda kullanılmaktadır. Bu cihazların ekranı, gece ya da karanlık ortamlarda okuma yapılması esnasında, uygun aydınlatma seviyesine indirgenen arka ışık seviyesi sayesinde göz yorulmalarına yol açmayacak şekilde geliştirilmektedir. Son dönemde bu teknoloji ile tasarlanan bir çok model piyasada yer almaktadır.

Ayrıca, aynı göz yorulma durumunu minimize etmek amaçlı olarak, son dönemde akıllı telefonların işletim sistemlerine gelmiş bir yazılım güncellemesi ile bu uygulama da kullanılmaya başlanmıştır. Bu sayede sizin belirleyebileceğiniz ya da telefonununuz bulunduğu coğrafi lokasyona göre otomatik olarak belirleyebileceği “ akşam ve gece zaman dilimleri “ içerisinde, telefon arka aydınlatma ışığı dinamik bir kontrast formuna bürünerek, normal parlaklık düzeyinden çok daha düşük bir seviyeye geriliyor. Bu durumda, gece ya da çok karanlık ortamlarda, telefonunuz ekranından gelen arka aydınlatma ışığı gözünüzü rahatsız etmemiş oluyor.

Dinamik Beyaz kontrol sistemini son kullanıcıya hitap eder şekilde kullanan sistemler sadece akıllı telefonlar ya da tabletler değil. Son dönemde, LED ve OLED aydınlatma ile görüntü sağlayan TV sistemleri de, karanlık ortamlara tepki verebilen ve görüntü sisteminin insanların uyku zamanı dilimlerini geçirdikleri yerlerde kurulması durumunda aydınlatma kontrolü programlanabilecek şekilde yazılımlara sahip olarak geliştiriliyor. Bu durumda çok karanlık alanlarda izlenen TV yayınlarından çıkan ışınların sağlığa zararlı etkileri azaltılıyor ve uyku zamanı dilimlerinde yaşanabilecek göz yorulmalarının önüne otomatik kontrast kontrolü ile geçilebiliyor.

Aydınlatma armatürlerinin yaşam alanlarının tümünde kullanım oranının artması ile, insan odaklı aydınlatma fikri ve çözümlerinin önemi daha da fazlalaşıyor. Bu kontrol sistemine sahip olarak aydınlatılmış okul binaları, ofis, konut, alışveriş merkezleri ve yaşam alanlarının artması, gündelik yaşam diliminin büyük bir çoğunluğunu kapalı ortamlarda geçirenler için daha sağlıklı ve biyoritme pozitif etkili bir döngü ortaya çıkmasına katkıda bulunulmasına imkan verecektir.